9 Nisan Tarihli Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği ve Beraberinde Getirdiği Sorunlar

BU YAZIYI PAYLAŞIN

Önceki haber
İSTAHED & Memorial Aile Hekimleri Toplantısı Gerçekleştirildi
Sonraki haber
Mantar Enfeksiyonlarında Kombine Tedavinin Yeri Akademisi Maltepe’de Gerçekleştirildi

Asm’nin kurulduğu dönemde alınan eşyaların müşterek sayılması;

Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin 18. maddesinin 16. fıkrasının (c) bendi uyarınca; sözleşmeli aile hekimine, hizmet verdiği merkezin kira, elektrik, su, yakıt, iletişim, bilgi-işlem, temizlik, büro giderleri, küçük onarım, danışmanlık, sekretarya hizmetleri ile çalıştırdığı personelin ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı dâhil tüm işçilik alacakları ve iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile tıbbi sarf malzemelerine ilişkin giderlerin karşılanması amacıyla, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde aylık ödeme yapılmaktadır.

Söz konusu düzenlemeden açıkça anlaşılacağı üzere, bahsi geçen ödeme; aile sağlığı merkezinin hizmet sunumunun sürekliliğini sağlamak amacıyla yapılan cari giderlere yöneliktir. Bu kapsamda, aile sağlığı merkezinin kuruluş aşamasında temin edilen eşyalara ilişkin herhangi bir ayni veya nakdi karşılığın bu ödeme içinde yer aldığına dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu itibarla, aile sağlığı merkezinin kuruluşunda hekim tarafından şahsi imkânlarla, çoğu zaman finansal yükümlülük altına girilerek temin edilen eşyalar üzerindeki mülkiyet ve tasarruf hakkının ilgili hekime ait olduğu açıktır. Bu unsurların müşterek mal olarak değerlendirilmesi, mülkiyet hakkını güvence altına alan Anayasa’nın 35. maddesi ile bağdaşmamaktadır.

Öte yandan, uygulamada tereddüt ve ihtilaflara yol açma potansiyeli bulunan söz konusu düzenlemenin, iş barışını zedeleme riski de göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde yürürlükten kaldırılması hukuki güvenlik ve uygulama birliği açısından önem arz etmektedir.

İlgili maddenin iptali için İSTAHED olarak dava açma hazırlığı içinde olduğumuzu ve hukuk önünde de gerekli mücadeleyi vereceğimizi bildiririz.

Esnek mesainin gruplandırma kriterleri arasından kaldırılması;

Esnek mesainin gruplandırma kriterleri arasından çıkarılması, ilk bakışta olumlu bir düzenleme olarak değerlendirilebilecek niteliktedir. Bununla birlikte, yönetmelikte açıkça yer verilen; “Mesai saatleri ve günleri, çalışma yerinin şartları da dikkate alınmak suretiyle, çalışılan bölgedeki kişilerin ihtiyaçlarına uygun olarak aile hekimi tarafından teklif edilir ve müdürlükçe uygun görülmesi halinde onaylanır” hükmü çerçevesinde işlem tesis edilmesi zorunludur.

Bu itibarla, uzun süredir bölge ihtiyaçlarına uygun şekilde oluşturulmuş olan ve ilgili hekim tarafından herhangi bir değişiklik talebinde bulunulmayan mesai cetvellerine müdahale edilmeden düzenleme yapılması gerekmekte olup, aksi yönde tesis edilecek işlemler hekimler ve hizmet sunulan nüfus bakımından mağduriyetlere yol açabilecektir.

Yangın için gerekli tüm tedbirlerin alınması;

Sağlık hizmetinin niteliği, yalnızca sunulan tıbbi müdahalenin kalitesiyle değil; hizmetin verildiği fiziki ortamın uygunluğu ve güvenliğiyle de doğrudan ilişkilidir. Bu açıdan bakıldığında, aile sağlığı merkezlerinin büyük bir kısmının mevcut fiziki koşulları uzun süredir tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Bu sorunlar devam ederken aile sağlığı merkezlerinde yangın tedbirlerinin alınmasını zorunlu kılan düzenleme, teorik olarak kamu güvenliği açısından yerinde bir yaklaşımı ifade etse de uygulama boyutunda ciddi sorunları beraberinde getirmektedir.

Zira halihazırda fiziki altyapısı yetersiz, standartlara uygun olarak planlanmamış ve çoğu zaman kiralık veya dönüşümle elde edilmiş mekânlarda hizmet sunan aile hekimlerinden bu tür teknik ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesinin beklenmesi, sahadaki gerçeklik ile mevzuat arasında ciddi bir uyumsuzluk yaratmaktadır.

Yangın güvenliği gibi hayati öneme sahip bir konuda düzenleme yapılması elbette gereklidir. Ancak bu tür düzenlemelerin, hizmet sunucularının mevcut imkânları ve karşı karşıya oldukları yapısal sorunlar göz önünde bulundurularak kademeli, destekleyici ve gerçekçi bir yaklaşımla hayata geçirilmesi gerekir. Aksi takdirde, iyi niyetli bir düzenleme dahi uygulamada cezalandırıcı bir nitelik kazanmakta ve aile hekimlerinin motivasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Hekimlerden, mevcut fiziki imkânsızlıklar içinde ek yükümlülükleri yerine getirmelerini beklemek yerine; merkezi planlama, finansal destek ve uygun mekân temini gibi çözümler önceliklendirilmelidir.

Bu cümlenin iptali için de dava hazırlığı sürecinde olduğumuzu ve gerekli hazırlıklar tamamlandıktan sonra hızlıca davaların açılacağını da üyelerimize bildiririz.

Cari gider ödeneğinde herhangi bir artış olmadan her çıkan yönetmelikle yeni gider eklenmesi;

Aile hekimlerine aylık olarak ödenen gider ödemelerinde herhangi bir artış yapılmaksızın, bu kalemlere sürekli yeni harcama unsurlarının eklenmesi; zaten sınırlı imkânlarla sürdürülen sistemin mali yükünü giderek ağırlaştırmaktadır. Bu durum, aile hekimlerini ekonomik açıdan daha da zorlamakta ve sürdürülebilirliği ciddi biçimde tehdit etmektedir.

Nitekim ortaya çıkan tablo, aile sağlığı merkezlerinin (ASM) artan maliyetler nedeniyle kapanma riskinin yükselmesine yol açabilecek niteliktedir. Mevcut uygulamada gider ödemelerinin memur maaş artış oranlarına endekslenmesi, sahadaki gerçek maliyet artışlarını karşılamaktan uzak kalmakta; her geçen yıl daha da derinleşen bir finansal açık yaratmaktadır. Yeni yükümlülüklerin eklenmesi ise bu açığı daha da büyüterek ASM’lerin işletilmesini içinden çıkılması güç bir hale getirmektedir.

Bu çerçevede, ASM gider ödeneklerinde yapılacak artışların; kira, enerji, personel, sarf malzemeleri ve diğer tüm işletme giderlerinde yaşanan fiili maliyet artışlarının ortalaması esas alınarak belirlenmesi en adil ve rasyonel yaklaşım olacaktır. Bu düzenleme, yalnızca aile hekimlerinin değil, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından da zorunlu ve hayati bir ihtiyaç haline gelmiştir

SBAHBS sisteminin zorunlu hale getirilmesi;

Söz konusu düzenleme ile birlikte, aile hekimlerinin uzun süredir kullandığı ve sahada ihtiyaçlara göre şekillenmiş farklı yazılım çözümleri devre dışı bırakılmış; yerine merkezi ve zorunlu bir sistem ikame edilmiştir. Bu yeni sistemin başlangıçta ücretsiz sunuluyor olması, kısa vadede bir avantaj gibi görünse de uzun vadeli etkileri bakımından önemli riskler barındırmaktadır.

Öncelikle, rekabet ortamının ortadan kaldırılması, hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik açısından ciddi bir sorun alanı yaratmaktadır. Farklı yazılımlar arasındaki rekabet, kullanıcı deneyimini iyileştiren, teknik sorunlara hızlı çözüm üreten ve sahaya özgü ihtiyaçlara cevap verebilen bir dinamik oluştururken; tek bir sisteme mecbur bırakılmak, bu gelişim alanını ortadan kaldırmaktadır. Alternatifin bulunmadığı bir yapıda, hizmet kalitesinin korunması ve geliştirilmesi tamamen sistem sağlayıcısının inisiyatifine bırakılmaktadır.

Daha da önemlisi, bugün ücretsiz olarak sunulan bir sistemin, yarın hangi koşullarda ve hangi maliyetlerle sunulacağına dair herhangi bir güvence bulunmamaktadır. Tekelleşmiş bir yapıda, kullanıcıların başka bir seçeneğe yönelme imkânı ortadan kalktığından; ilerleyen süreçte yüksek lisans ücretleri veya ek hizmet bedelleri talep edilmesinin önünde fiili bir engel kalmamaktadır. Bu durum, kamu hizmeti sunan aile hekimlerini ekonomik açıdan öngörülemez ve kontrol edilemez bir yükle karşı karşıya bırakma potansiyeli taşımaktadır.

Ayrıca, veri güvenliği, sistem sürekliliği ve teknik destek gibi konularda da tek bir yapıya bağımlılık, sistemsel riskleri artırmaktadır. Olası bir teknik aksaklıkta reçetem, medulla, enabız gibi sistemlerde olduğu gibi tüm ülke genelinde hizmetin aksaması ihtimali, alternatif sistemlerin varlığıyla dengelenebilecek bir riskken; mevcut düzenleme bu dengeyi ortadan kaldırmaktadır.

Uzaktan sağlık hizmeti;

Aile hekimleri tarafından uzaktan sağlık hizmeti verilebilmesini hükme bağlayan bu yönetmelik sonucu, verilecek hizmetin içeriğinde “uzaktan sağlık hizmetlerinin sunumu hakkındaki yönetmelik” te belirtilen uzaktan e-reçete ve e-rapor verilebilmesi maddesi tekrar gözden geçirilmeli; e reçete verilebilmesi belli sınırlar çerçevesinde kalacak şekilde, sahadan hekimlerin de görüşü alınarak düzenlenmeli, e-rapor gibi bir hizmetin uzaktan sağlık hizmeti ile verilmesi tıbbi ve hukuki olarak uygun olmadığından e rapor ibaresi çıkarılmalı ve sonrasında yürürlüğe girmelidir.

Hukuksuz olan maddeler için hukuki süreç başlatılacak olup, diyalog yoluyla çözülebilecek durumlar için gerekli iletişim kanalları kullanılacaktır. İyi hekimlik için, dün olduğu gibi bugün de her türlü mücadeleyi vereceğimizi kamuoyuna ve tüm üyelerimize bildiririz.

İSTAHED YÖNETİM KURULU

Birliğimiz gücümüz...

GÜÇLÜ İSTAHED, GÜÇLÜ AİLE HEKİMLİĞİ!

Geleneksel STK anlayışını değiştirip, tüm siyasi görüşlerden uzak bir şekilde, amacı sadece aile hekimliği sistemindeki aksaklıkları çözmek ve sistem içinde hekimlerin haklarını savunmak, yüklenen angaryalara karşı emek mücadelesi vermek olan derneğimize BURAYA tıklayarak üye olabilirsiniz.

son eklenen haberler

[instagram-feed feed=1]

@istahed