Sağlık Bakanlığı, gün geçmiyor ki aile hekimlerine yeni bir görev tanımlamasın.
1 Kasım 2026 itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimlerine görüntülü muayene randevuları açıldı.
Peki, ülke olarak aile hekimliğinde bu sistemi uygulamaya hazır mıyız?
2025 yılı sağlık verilerine baktığımızda, ülkemizdeki hekimlerin yaklaşık sekizde birini oluşturan aile hekimlerinin, toplam poliklinik hizmetlerinin %40’ını gerçekleştirdiğini görüyoruz.
Bu verilere göre bir aile hekimi, yılda ortalama 15.530 poliklinik hizmeti sunmaktadır.
Uzaktan sağlık hizmetlerinin aktif olarak uygulandığı ülkelerdeki hekim başına düşen hasta başvurusu ortalamalarının çok üzerinde bir iş yüküne sahip olduğumuz mevcut koşullarda, uzaktan sağlık hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde sunulması pek mümkün görünmemektedir.
Bizler kapıda bekleyen hastalarımıza yetişmeye çalışırken bir de uzaktan hasta muayenesine nasıl zaman ayıracağımız ciddi bir soru işaretidir.
Ayrıca ülkemizdeki sağlık okuryazarlığı düzeyinin, bu sistemin sağlıklı bir şekilde uygulanabilmesi açısından yeterli olup olmadığı da değerlendirilmesi gereken önemli bir konudur.
Dahası, 10 Şubat 2022 tarihinde yayımlanan ve hâlihazırda yürürlükte olan Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik’te yer alan düzenlemelerin, aile hekimliğinin mevcut çalışma koşulları ve sahadaki işleyişi içerisinde ne ölçüde uygulanabilir olduğu da belirsizdir.
Bu koşullar değerlendirilmeden hayata geçirilen zorunlu bir uygulama, mevcut sağlık hizmeti sunumunu daha da aksatacak, yeni sorunlara yol açacak ve hekimlerle hastaları karşı karşıya getirerek sağlıkta şiddet riskini artıracaktır.
Bu sistemin etkin ve verimli bir şekilde uygulanabilmesi için öncelikle toplumun sağlık okuryazarlığının geliştirilmesi ve aile hekimlerinin iş yükünün OECD ülkelerindeki ortalamalara yaklaştırılması gerekmektedir.
Ayrıca Bakanlık tarafından aile hekimlerinin MHRS çalışma planlarına müdahale edilerek görüntülü muayene randevularının tanımlanması, yoğun poliklinik saatlerinde hekimlerle kapıda bekleyen hastaları karşı karşıya getirebilecek ve sağlıkta şiddet riskini artırabilecektir.
Görüntülü muayene randevularının, çalışma koşulları uygun olan hekimler tarafından, kendi çalışma planları doğrultusunda ve uygun saatlerde oluşturulması çok daha yerinde bir yaklaşım olacaktır.
Aksi hâlde bu uygulama ciddi sorunlara yol açacak ve sahada uygulanabilirliği son derece sınırlı kalacaktır.
Bizler, saha temsilcileriyle görüş alışverişinde bulunulmadan hayata geçirilen diğer uygulamalarda olduğu gibi, bu sistemin de Bakanlığın hedeflediği sonuçlara ulaşamayacağını ve sahada yeterli karşılık bulamayacağını düşünüyoruz.
Aile hekimliğinin gerçekleri göz ardı edilerek, sahada karşılığı olmayan uygulamaların hayata geçirilmesi çözüm değil, yeni sorunlar doğuracaktır. Sağlık politikaları, sahada hizmet sunan hekimlerin görüş ve önerileri dikkate alınarak oluşturulmalıdır.
Tüm üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İSTAHED YÖNETİM KURULU





GÜÇLÜ İSTAHED, GÜÇLÜ AİLE HEKİMLİĞİ!



